• 6 Haziran 2026 21:09

Güncel Haberler

Güncel Haberler

Önder Özen: “Beşiktaş’a hayır demek benim için imkansız”

Byadmin

Haz 6, 2026

Beşiktaş, yeni teknik direktörü Vincenzo Italiano ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. Siyah-beyazlılar, İtaliano için BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde imza töreni düzenlendi. Törene Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı yanı sıra geçtiğimiz haftalarda göreve getirilen Futbol Direktörü Önder Özden de katıldı. Özen, törende yaptığı konuşmada Başkan Serdal Adalı’ya kendisi hakkında kullandığı ifadeler için teşekkür ederek, “Çok da hak etmediğimi düşündüğüm iltifatlar için sağ olsun. O dönem kazanılan başarılar da en büyük pay sahibi başta Samet Hoca’dan başlayarak Şenol Hoca’ya kadar uzanan süreçte çalışan bütün teknik direktörler, o dönemin saygı değer yöneticileri, başkanları, başkanlarımız ve diğer bütün çalışanlar, futbolcular en başta. Ben kısa bir süre biraz düzenleme yapmaya çalıştım. Olduğu kadarıyla yapmaya çalıştım. Yeni bir dönem başlıyor. Benim için de yeni oldu. Beşiktaş’a hayır demek benim için imkansız. Evet dedik ve bir anda işin içine girmiş olduk. Elbette teknik direktör koltuğunun boş olduğu dönemde göreve başlamış oldum ve ilk yaptığımız şey üçlü bir karar mekanizması kurmak oldu. Öncelikle biz futbolun içinden gelen insanlar zaman zaman gözlemlerimize fazla güveniyoruz. İşte gördük, iyi olduğunu düşündük diyoruz ama bir de bu işin metrikler boyutu var. Avrupa futbolunda şu ara en popüler, en yaygın metriklerden bir tanesi de PDA. O grafiği istedik. 14 tane 15 tane büyük kulübün sağ altta yani en başarılılar grubunda toplandığını gördük. O grubun içerisinde ulaşılması imkansız olan teknik direktörler, markaları son derece yüksek, Şampiyonlar Ligi’nin abonesi olan kulüpler ile beraber üç mütevazı kulüp dikkatimizi çekti. Onlardan bir tanesi Bologna’ydı. Yani o ikinci göz olan arkadaşlarımızın kontrolüyle Vincenzo Italiano ismi bizim için cazip hale geldi. Bir fırsat doğdu. Kendisinin kontratını sonlandırma arifesinde biz görüşmelere başladık, ilgimizi belirttik. Aynı zamanda bu işin husus kabul ettiğimiz bir büyüğümüze, Beşiktaş’ta uzun yıllar futbol oynamış bir büyüğümüze, her ne kadar ben aynı jenerasyondan bir insan olsam da, benim büyüğüm saygılı büyüğümdür, ona da sorduk, fikrini aldık. İtalya Ligi’ni iyi takip eden büyüğümüze, hem metrikler hem benim gözlemim hem hocanın, az sonra ismini telaffuz ederim, hocamızın büyüğümüzün de fikriyle Italiano isminde mutabık kaldık. İnandığımız, güvendiğimiz, iyi futbol oynatacağına, takımın anlaşılabilir bir kimlik kazanacağını, herkesin tarif edebileceği bir oyun oynayacağını vadeden bir teknik direktörümüz oldu. Kendisine ben de Beşiktaş’a hoş geldin demek isterim. Burada kulübe hem oyun kimliği katma hem de rekabetçi kimliği koruma ve yükseltme konusunda çok yardımcı olacağını düşünüyorum. Genelde bu yapılanma işleri biraz rekabetten uzak geçer ama hoca son derece rekabetçi, agresif, başarı arzusu yüksek, kendi kariyeri için önemli hedefler kovalayan ve kendi geleceğiyle Beşiktaş’ın geleceği arasında kuvvetli bir bağ kurabilen, kurabilmiş olan, bunu bize göstermiş olan bir teknik direktör. Yıllardır Beşiktaş acının etrafında dolaşıyor ama sonuç alamıyor. Acının içine girmeden sonuç almak mümkün değil. Acının içinden geçmeden başarmak mümkün değil. Ben buradan Beşiktaş’taki profesyonel futbolculara da futbolcu kardeşlerime de seslenmek istiyorum. Bu acıyı hep beraber çekeceğiz. Bunun garantisini en azından verebilirim. Çünkü antrenman sahasında acı çektirecek hoca. Çünkü fiziksel olarak talepleri son derece yüksek. Ben şuna yüzde yüz inanıyorum. Önümüzdeki sene Beşiktaş PPDA (Savunma Aksiyonu Başına Pas) verilerinde birinci sırada olacak. Bunu garanti ediyorum. Sonuç ne olur? O veriler bizi nereye kadar taşır? Şampiyonluk mu olur? Daha altında mı olur? Onu bilmiyorum. Ama bunu biliyorum. Kendi sahasında veya deplasmanda rakibine nefes aldırmayacak bir Beşiktaş ortaya çıkacak. Bunu Vincenzo İtalyano İtalya’da yaptı. Daha düşük bütçeli ekiplerle yaptı. Konferans Ligi’nde iki tane final oynadı. Kendisi ayrıldıktan sonra takım daha sonra düşme potasına geldi. Etkisini anlatmak için bu örneği verdim. Bologna’da hem Şampiyonlar Ligi’nde o ölçekte başarılı oldu hem de İtalya Kupası’nı kazandı. Başarılı, aç, Beşiktaş’a kimlik olarak çok uygun olduğumu düşündüğümüz rekabetçi, rekabette sınır tanımayan bir antrenör. İş dışında hiçbir şey düşünmeyen, takıntılı bir çalışan olduğunu şimdiden söyleyebilirim. Umarım hep beraber acının içinden geçeriz. Sonunda da varsa önümüzde bir kutlama, onu da umarım hep beraber yaparız” değerlendirmesinde bulundu.

“Beşiktaş, herkesi üzecek, ürkütecek, korkutacak bir takım olmak zorunda”

Beşiktaş’ın gelecek yapılanmasına dair kullandığı ifadelerle neyi kastettiğine açıklık getiren Özen, “Yapılanmadan kastımız şuydu, bir antrenör ekibi seçtik. Uzun süreden beri Beşiktaş’ta teknik direktörler genelde aradan girdiler. Yani sezon başı başlama şansı, transfer döneminin öncesinde transfer açıkken başlama şansları çok fazla olmadı. Bu bir fırsattır. Teknik direktör varken burada diğer çalışanlarla beraber yönetim kuruluyla beraber transferlerin organize edilmesi, takım planlamasının bu bütünü içerisinde yapılması aslında bir yapılanmanın da işareti bir taraftan. Daha önce genelde teknik adamlar aradan girdikleri için, girmek zorunda kaldıkları için, önceki dönemin yükünü de kendi omuzlarında taşımak zorunda kaldılar. Öyle köklü bir yapılanma yok. Rekabetçi, yarışmacı, Beşiktaş’ın geleneksel oyun kimliğine yakın, buraya gelen, Dolmabahçe’ye gelen ekipleri üzmeden göndermeyen yani kazanır kazanmaz. Herkesi üzecek bir takım, ürkütecek, korkutacak bir takım olmak zorunda. O yolu yürümek isteriz. O yol bizi nereye çıkacak hep beraber yürüyüp göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Vincenzo Italiano’yu Spezia döneminden beri takip ediyorum”

Vincenzo Italiano’yu uzun yıllardır takip ettiğini belirten Özen, belirledikleri hedefler doğrultusunda İtalyan teknik adamın çalışkan, tutkulu ve futbola takıntı derecesinde bağlı bir isim olduğunu ifade etti. Özen, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“İlk düşüncelerim zaten bildiğim birisiydi. Spezia’dan beri takip ettiğim bir teknik direktör. Orada dört beş tane yeni kuşak, yeni jenerasyondan teknik direktör var. İtalya’da biliyorsunuz çok isim bir oyuncu varsa, Milan’da, Juventus’ta efsane olmuşsa orada hemen göreve başlayabiliyor. Ama eğer Padova’da top oynamışsanız, Genova’da top oynamışsanız oranın çok önemli bir özel oyuncusu da olsanız aşağıdan liyakatle altıncı, yedinci liglerden başlıyorsunuz. Hoca Spezia’da lige çıkarken olağanüstü bir iş yaptı. Orada herkesi şok edici bir başarıydı o. Spezia’dan beri takip ediyorum. Anlattım, şaşırdı. Yani o kadar takip edildiğini bilmiyordu. Ama ona karşı her konuda hakimiyetimiz var. Antrenman sahasına da sonradan yaptık. Bazı oyuncularıyla görüştük, konuştuk. Antrenman sahasındaki tavrını da değerlendirdik. Soyunma odasındakini de değerlendirdik. Kendisinden bahsettiğimde sanki daha önce tanışmışız, birbirimizi biliyormuşuz gibi oldu. Çünkü kendisi hakkında her şeyi bildiğimizi görmüş oldu. Benim de ilk izlerim çok çalışkan, tutkulu, takıntılı bir futbol insanı. Futbol dışında bir hayatı yok. Bunun sizler de medya kısmında göreceksiniz. Umarım bu şey uzun sürer.”

“Geçmişteki hocalarımız, o dönemin koşullarına uygun oyunlar oynatmaya çalıştılar”

Beşiktaş’ta son yıllarda göreve gelen teknik direktörlerin, kısa hazırlık süreçleri nedeniyle geçiş oyununu tercih etmek zorunda kaldığını aktaran Özen, Vincenzo Italiano’nun ise kendi oyun sistemini oturtabilmesi adına yeterli zamana sahip olduğunu ifade etti. Özen, “Şimdi bu konuda eleştirel bakmak bize çok ciddi hata yaptırabilir. Beşiktaş’ta çok değerli teknik adamlar çalıştı. Sonuncusu Sergen Hoca ve aynı zamanda son şampiyon. Diğer teknik direktörler de çok değerli fikirlere sahip olan deneyimli insanlardı. Ama söylediğim gibi büyük oyunlar daha hakimiyet kurarak oynamak istediğimizde, rakibi baskı altına alarak oynamak istediğimizde oyuna kaleden başlamanız şart. Onun için ciddi bir hazırlık periyoduna ihtiyacınız var. Bu değerli teknik adamların böyle bir zamanı olmadı. O sebeple oraya çok eleştirel bakamayız. Yani onlar hafta içi çalıştılar, hafta sonu yarıştılar. Çok kısa hazırlanma şansları oldu. Geçiş biraz daha kolaydır. Anlaşılabilir bir oyundur. Oyuncular için de daha uygulanabilir bir oyundur. O yüzden geçmişteki hocalarımızı ben en azından kendi adıma eleştirmeyi doğru bulmam. Her biri o dönemin koşullarına uygun oyunlar oynatmaya çalıştılar. Şimdi hocanın şansı, 23 Temmuz’a kadar epeyce bir zamanı var. Elbette ki orası tek hedef değil, asıl önemli yarışmamız ligde başlayacak. Ağustos’un ikinci haftasında oraya kadar o dominant oyunu, rakibi baskı altında tutacak oyunu deneme ve çalışma şansı var. Bu değişiklik, evet radikal bir değişiklik” şeklinde konuştu.

“Elbette 6-7 mevki için oyuncu ihtiyacı var”

Kadro planlamasına ilişkin yürütülecek çalışmalardan da bahseden Özen, “Kadroda gerçekten çok değerli oyuncular var. Bir kere ülkenin en değerli orta sahası Orkun Kökçü, bizde. Yani onun etrafında çok önemli oyuncular var. Yani her biri geçmişte ya bir şeyler başarmış ya da gelecekte bir şeyler başarmaya aday olan oyuncular. Onlarla birlikte, en basitinden Ersin, Rıdvan bunlar lise öğrencisiyken şampiyonluk yaşadılar. Herkes evinde otururken bu gençler herkesin alkışladığı oyunlar oynadılar. O baskı altında ezilmeden, büzülmeden oynadılar. Yine aynısını yapabilirler. O dönem oyunlar böyle geçti. Bu dönem hocanın fırsatı var. Kendi futbolunu test eder, sahada görür. Talep eder, Beşiktaş futbolcuları da o taleplerini karşılar. Bizim umudumuz bu. Elbette 6-7 mevki için oyuncu ihtiyacı var. O da bir gerçek. Ondan olduktan sonra daha güçlü bir oyun ortaya çıkabilir” dedi.

“Bir yapı kurabilmenin yolu, heyecanı kaybetmeden yola devam edebilmekten geçiyor”

Önder Özen’in daha önce yaptığı, ‘Ya ciddi bir bütçe ayrılarak yıldız oyuncularla hemen yarışın içine girilir ya da istikrarlı bir yapılanmanın sancısı çekilir’ yönündeki açıklamasına atıfta bulunularak, günümüzde nasıl bir yol izleneceğine ilişkin yöneltilen soruya Özen, “Aslında her ikisi de. Yani ikisinin bir arada yürümesi gerekiyor. Çünkü yeterli bir yapı kurabilmenin yolu biraz da türündeki heyecanı kaybetmeden yola devam edebilmekten geçiyor. Yani yapılanmak için bakın 2012-13, 14 oralar aslında çok doğru örnek değil. Çünkü zaten Olimpiyat Stadı’nda betona karşı oynandı maçlar. Yani 7-8 maç ceza aldı takım. Kasımpaşa’ya geçtiğinde de 4 maç ceza aldı, hatırlarsak. Yani bir kısmı indirildi ama çok cezalı maç var. O dönemde tribün desteğini, o heyecanı zaten yakalama şansı çok fazla yoktu. Şimdi öyle değil. Yani bitmiş bir stat var. Gümbür gümbür dolu bir stat var. Dünyanın en güzel yerinde bir stat var. O stada gelen insanlar iyi bir takım görmeli. Coşkulu, eğlenceli bir oyun görmeli. Rakibini üzen, sıkıştıran bir oyuncu grubu görmeli. Bununla beraber de yapılanma devam eder. Yani burada usta, ustalık sahibi oyuncular da olacaktır. Bazı genç oyuncular da olacaktır. Yatırım değeri taşıyan oyuncular da olacaktır. Ama ikisini bir arada yapmış bir beyefendi ile yan yanayız. Fiorentina’da da, Spezia’da da, Bolonya’da da hem yarıştı hem bir yapılanma yaptı. Oyuncularına değer kattı. Burada da aynısını yapmasını bekleyeceğiz. İkisini bir arada yapacağız umarım, en azından deneyeceğiz” diye cevapladı.

“Hocanın 8 tane yardımcısı var”

Vincenzo Italiano’nun teknik ekibine ilişkin de bilgi veren Özen, “Hocanın 8 tane yardımcısı var. Ekip çok nitelikli personelden kurulu. Bazılarının akademik kariyerleri de var. Özellikle atletik performansla ilgilenen bölümde 3 tane hoca var. Onların akademik donanımları da son derece yüksek. Çok kalabalık, nitelikli, başarmış, işinde uzman bir antrenör ekibi var. Bir tane isteği oldu bizden. Bu veri girişlerini yapabilen, test protokollerini okuyabilen, test protokollerini gerçekleştirebilen performans testlerinden bahsediyorum. Onları yapabilen birisi, bir genç, bir yüksek lisans öğrencisi olabilir mi acaba gibi anlatmıştı. Şimdi artık İtalyanca tercümanı da göreve başlayacak. Tam olarak daha iyi anlayacağız ne istediğini. Oraya belki bir takviye yapacağız ya da varsa içeriden çözmeye çalışacağız. Ama bizim ekibe bir takviye olacak” cümlelerine yer verdi.

“Ligdeki ilk iç saha maçında takımın belirgin bir şekilde bir organizasyon gösterecektir”

Italiano’nun saha içi profilinin güçlü olduğunu ve takıma kısa sürede etki edebileceğini düşündüğünü belirten Özen, “Yani takım sahaya çıkar. Biz 23’ünde çok zor bir rakiple de oynayabiliriz. Yani onun içinde Benfica da var. Başka ekip, mesela Maccabi Tel Aviv işte daha nispeten kolay gibi görünüyor ama o mevsimde onlarla oynamak çok daha zor olabilir. Ama ben ligin ilk haftası, ağustosun ikinci haftasında maçlar başlıyor. Ben ilk iç saha maçında takımın belirgin bir şekilde bir organizasyon gösterebileceğini düşünüyorum. Orada işaretler gelecektir, öyle umut ediyorum. Hocanın saha profili iyi. Çabuk etki yapabileceğini düşünüyorum. Ondan sonra sonuçlar ligde her sene kartlar tekrar dağıtılıyor. Yani kimin elinde ne var onu da görmek lazım. Sadece bizim yapacağımız işler değil. Rakiplerimizin de atacağı adımlar olacak, onları da takip edeceğiz. Ama işaretleri çok uzun beklemeden alabiliriz tahmin ediyorum. Ama esas sizin söylediğiniz şey hedef ne zaman gerçekleşir, onu beraber görelim. Yolun sonuna beraber bakalım” diye konuştu.

“Yabancı kuralının değişmesinden dolayı memnuniyet duyuyorum”

Gelecek sezon uygulanacak 10+4 yabancı kuralına ilişkin de düşüncelerini paylaşan Özen, “Değişmemesinden dolayı bir kere memnuniyet duyduğumu söylemem lazım. Çünkü Futbol Federasyonu’nun tüzel kimliğinin zaman zaman yıprandığını söylüyoruz. Çünkü çok fikir değiştirmesi, bir beyanın arkasında çok fazla durmaması Beşiktaş’a geçmişte olumsuz sonuçlar getirmişti. Sadece Beşiktaş’a olumsuz sonuçlar getirmişti o değişiklikler. Ona rağmen Beşiktaş üstesinden gelmeyi başardı. Şimdi Futbol Federasyonu, bence kendi tüzel kişiliğine en yakışır şeyi yaptı ve beyan ettiği kuralın arkasında devam edeceğini deklare etti. Umarım böyle de devam eder. Çünkü beyan esastır. Biz de beyanlara bakarak takım kurmaya çalışırız. Şimdi 10+4 var. Bizim artı 4 için 3 tane boş yerimiz var ve oraya bakıyoruz. Hoca da zaten o tarz oyuncular, U23 oyuncuları talep ediyor daha dinamik olmaları bakımından. Birkaç tane de usta oyuncuya ihtiyacımız var. Takımı ustalıklarıyla çekip çevirecek, Orkun’a yardımcı olacak oyunculara da ihtiyacımız var. Toplam transfer hedefimiz 7. Bunlardan 6 tanesi yabancı olacak, bir yerli olacak derken olmasını umut ediyoruz. Yani her isteğimize ulaşamayabiliriz. Deneyeceğiz sonuna kadar şartları zorlayacağız. Ama olabilirse alırız. Alamazsak sonraki döneme bakarız ama sonuna kadar deneyeceğiz. Bir de hedeflediğimiz bir Türk oyuncu var. Şartlar uygun olur mu, kulüpten çıkışı nasıl mümkün olur? Ona bakacağız. Tabii ki takibimizdeki genç oyuncular da var. Hem bizim ülkemizde futbol oynayan hem Avrupa ülkelerinde futbol oynayan gurbetçi gençler var. Onlarla ilgili raporlamalar bu sabah bitti. Daha okuyamadık bile. Okuyacağız, sonra değerlendirmeye alacağız” dedi.

Kaynak: İHA
ümraniye escort ümraniye escort dubai vize Rusya Vize istanbul escort izmir escort anadolu yakası escort istanbul escort ümraniye escort beylikdüzü escort esenyurt escort maltepe escort